Blog
Ağız Yarası Neden Çıkar?
Ağız içinde zaman zaman ortaya çıkan yaralar, halk arasında çoğunlukla aft olarak adlandırılır. Yemek yerken, konuşurken ya da diş fırçalarken hissedilen hassasiyet ve ağrı, bu yaraların günlük yaşam konforunu etkileyebileceğini gösterir. Ağız yaralarının ortaya çıkışı tek bir nedene bağlı olmayabilir; farklı faktörlerin bir araya gelmesiyle oluştuğu düşünülmektedir.
Ağız Yaralarının Oluşumunda Etkili Olabilecek Faktörler
Ağız yaralarının görülme sıklığı, bireysel farklılıklara göre değişebilir. Aşağıdaki etkenlerin, ağız içi dokuların hassaslaşmasına ve yara oluşumuna zemin hazırlayabileceği belirtilmektedir:
Stres ve bağışıklık sistemiyle ilişkili durumlar: Yoğun stres dönemlerinde bağışıklık sisteminin zayıflayabildiği, bunun da ağız içi dokuların daha hassas hale gelmesine neden olabileceği düşünülmektedir.
Vitamin ve mineral eksiklikleri: Özellikle B12 vitamini, demir ve folik asit eksikliklerinin ağız yaralarıyla ilişkilendirilebildiği ifade edilmektedir. Bu tür eksiklikler, dokuların yenilenme sürecini olumsuz etkileyebilir.
Ağız hijyenindeki yetersizlikler: Diş ve diş aralarının yeterince temizlenmemesi, ağız içinde bakteri birikimine yol açabilir. Bu durum, ağız içi dokuların tahriş olmasına ve yara oluşumuna zemin hazırlayabilir.
Mekanik tahrişler: Sert diş fırçalama, yanlış fırça seçimi, sert gıdalar ya da ortodontik apareylerin sürtünmesi ağız içinde küçük travmalara neden olabilir. Bu tür tahrişlerin ağız yaralarını tetikleyebileceği bilinmektedir.
Ağız Yaralarıyla Karşılaşıldığında Nelere Dikkat Edilebilir?
Ağız yaraları çoğu zaman kendiliğinden iyileşebilir. Ancak iyileşme sürecinde ağız içi konforu desteklemek için bazı önlemler alınabilir. Nazik ağız bakımı, sert ve tahriş edici gıdalardan kaçınmak, stres yönetimine dikkat etmek ve ağız hijyenini düzenli şekilde sürdürmek bu süreçte fayda sağlayabilir.
Ağız Yaralarının Hafifletilmesinde Destek
Ağız yaralarının neden olduğu ağrının hafifletilmesi ve iyileşme sürecinin desteklenmesi amacıyla geliştirilen Aftamed Jel, ağız içi dokularla uyumlu yapısıyla öne çıkar. Polikarbofil içeren formülü sayesinde mukozaya tutunarak koruyucu bir bariyer oluşturabilir. Yüksek moleküler ağırlıklı hyaluronik asit içeriği, dokuların nemlenmesine katkı sağlayarak iyileşme sürecini destekleyebilir. Alkol, şeker, renklendirici ve koruyucu madde içermeyen yapısı sayesinde hassas bireyler tarafından da tercih edilebilir.




